Doktorlar Hastaneler İlaçlar
Hakikaten tebrik ediyorum. Öncelikle gazeteleri tv'leri, muhabirleri. Sonra profesör doktorları, sonra pandemi mi ne, o kurulu... sonra da sağlık bakanını tabii ki de başbakanı. bu A gribi konusunda kafamızı bulaşık suyuna çevirdikleri için. Şimdi 1.5 yaşında oğlum var 75 yaşında da annem var. İkisi de risk grubunda. Annemin son 2 haftadır gördüğü tüm doktorlar "aşılanın" dedi. Oğlumla ilgili doktorlar ise "aşı yaptırmayın" dedi. Bizi böyle iki cami arasında beynamaz bıraktıları için tebriği hak ediyorlar.
Birkaç sözüm de Özel Yüzüncü Yıl Hastanesi'ne. Annemin Kroner Kalp Hastalığı'ndan dolayı geçen haftanın 3 gününü bu hastanede geçirdik. Raporumuzu yeniletmek için birçok tahlil, rontgen, ultrason, vb. yaptırdık. Şimdi neresinden başlayayım. Zaten sabıkalı bir hastane: eşimin gözündeki iltahaba "toz kaçmış geçer" diyen göz doktoru yüzünden. Doktorumuz sağolsun iki tane ilaç verdi. Annem yataktan kolunu kıpırdatamaz hale geldi. Sonra tekrar gittik dedik "annem perişan oldu". Bir kızdı bir söylendi... Tabii doktordur dedik saygı gösterdik. Ama neden çoğu doktor böyle "emret komutanım" diye karşısında durmamızı gerektiren bir hava yaratıyor anlayamıyorum. Neyse verdiği ilaçlardan birini iptal etti. Annem hala perperişan. Bende bu doktorun kontörü bitti açıkçası. Tamam doktorsun da tek doktor değilsin Ankara'da. Gecen sene anneme başarılı bir Anjigrafi tetkiki yapan doktorumuza gittik 29 Mayıs hastanesine. İlaçlarımızı, raporumuzu filan tekrardan yazdırdık. Aman diyim 100. yıl hastanesinden uzak durun.
Son olarak, annemin damarlarını bir türlü bulamayan, iki kolunu da delik deşik eden en sonunda canını yakarak bilek yanından kan alan 100. yıl hastanesi hemşirelerine de buradan sevgilerimi gönderiyorum.
Yorum Gönder